BMW E60 kaporta boya

İzmir de BMW E60 kaporta boya: Siyahın asaleti, lokal boyanın ustalığı. 
BMW E60 lokal boyaOtomobil dünyasında bazı araçlar vardır ki, onlara sadece “ulaşım aracı” gözüyle bakamazsınız. BMW E60 kasa 5 Serisi de bu ikonlardan biridir. Keskin hatları, agresif bakışları ve o karakteristik duruşuyla, üzerinden yıllar geçse de trafikteki ağırlığını korur. Ancak siyah renk bir E60 sahibiyseniz, bu güzelliğin bedeli sürekli bir dikkat ve özen gerektirir. Zamanın yıpratıcı etkisi, şehir trafiğinin kaçınılmaz sürtmeleri ve otoyol sürüşlerinin bıraktığı taş izleri, aracın o ihtişamlı görüntüsüne gölge düşürebilir.

İzmir Poyraz Teknik olarak atölyemize konuk olan bu siyah BMW E60, tam da bu tür yaşanmışlık izlerini silmek ama bunu yaparken aracın “orijinalliğini” bozmamak adına bize emanet edildi. Birçok servisin “komple boyanması lazım” diyerek işin kolayına kaçabileceği durumlarda, biz “lokal boya” sanatını konuşturarak aracın değerini korumayı hedefledik. Motor kaputu, sağ ön ve arka kapıdaki hasarları parça bütününü bozmadan onardık, ön tamponu fabrika kondisyonuna getirdik ve finalde yaptığımız boya koruma işlemleriyle aracı adeta bir ayna parlaklığına kavuşturduk. İşte bu zorlu ve hassas sürecin tüm detayları.

Atölyenize gelen BMW E60 aracın genel durumu neydi ve neden “Lokal Boya” yöntemini tercih ettiniz, bu işlemin araç sahibi için avantajı nedir?

BMW E60 lokal boyamaAraç servisimize giriş yaptığında, ilk bakışta siyah rengin getirdiği o derin parlaklığı görebiliyorduk ancak yakından incelediğimizde, can sıkıcı kusurlar göze çarpıyordu. Özellikle motor kaputunun ucunda, otoyol kullanımlarına bağlı taş vurukları ve vernik atması diyebileceğimiz deformasyonlar mevcuttu. Sağ ön ve arka kapıda ise, muhtemelen park halindeyken veya dar alan manevralarında oluşmuş derin çizikler ve hafif göçükler vardı. Ön tampon ise yılların yorgunluğunu taşıyor, hem boya çatlakları hem de yüzey bozuklukları ile aracın agresif yüz ifadesini bozuyordu.

Burada “Lokal Boya” tercih etmemizin, yani parçayı komple boyamak yerine sadece hasarlı bölgeyi onarıp boyayı o alana hapsetmemizin çok kritik bir sebebi var: Değer Koruma. Türkiye ikinci el otomobil piyasasında, “boya” kelimesi maalesef çoğu zaman bir değer kaybı unsuru olarak algılanır. Bir kapının veya kaputun tamamen boyanmış olması, alıcıların aklına “Acaba büyük bir kaza mı yaptı?” sorusunu getirir. Ancak biz Poyraz Teknik olarak, hasarı sadece olduğu bölgede onarıp, boyayı mikron seviyesinde incelterek orijinal boya ile kaynaştırdığımızda (blending), hem kusuru yok ediyoruz hem de parçanın genelindeki orijinal boya kalınlığını koruyoruz. Bu sayede, ileride araç ekspertize girdiğinde, parçanın büyük bir kısmının orijinal mikron değerlerinde olduğu görülüyor. Bu işlem, komple boyamaya göre çok daha zor, çok daha fazla ustalık gerektiren ama araç sahibi için katma değeri çok yüksek olan bir süreçtir.

Siyah renk bir araçta lokal boya yapmanın zorlukları nelerdir, renk tutmama veya iz kalma riskini nasıl ortadan kaldırıyorsunuz?

BMW E60 lokal boya İzmirSiyah renk, kaporta ve boya ustalarının “yalan makinesi” dediği renktir. Gümüş gri veya beyaz bir araçta, ufak bir ton farkını veya zımpara hatasını gözden kaçırabilirsiniz; ışık bu renklerde kırılır ve hataları gizler. Ancak siyah, ışığı emer ve yansıtır. Eğer lokal boya yaptığınız bölge ile orijinal boya arasında en ufak bir ton farkı (color match) veya vernik dokusu uyuşmazlığı varsa, güneş altında o bölge “ben buradayım” diye bağırır.

Bu araçta uyguladığımız teknik, “yamama” değil, “kaynaştırma” tekniğidir. Süreci şöyle yönettik: Öncelikle aracın mevcut boya kodunu (BMW Schwarz II veya metalik varyasyonları) tespit ettikten sonra, renk laboratuvarımızda hazırladığımız boyayı test panellerinde denedik. Ancak sadece boya kodu yetmez; aracın güneşte ne kadar kaldığı, boyanın ne kadar solduğu da önemlidir. Bu yüzden karışıma mikroskobik düzeyde müdahaleler yaparak aracın üzerindeki renge birebir ulaştık.

Lokal boya uygulamasında, boyayı hasarlı bölgeye attıktan sonra, boyanın bittiği noktada keskin bir çizgi oluşmaması için “tiner kaynaştırma” (fade-out) dediğimiz özel bir teknik kullanırız. Boya tabancamızın ayarını değiştirerek, boya zerreciklerinin hasarsız bölgeye doğru giderek seyrelmesini sağlarız. Böylece göz, boyalı alan ile orijinal alan arasındaki geçişi algılayamaz. Fotoğraflarda kapı yüzeylerine baktığınızda, nerenin boyandığını nerenin orijinal kaldığını ayırt edememenizin sebebi, bu hassas geçiş işçiliğidir.

Motor kaputu ve kapılardaki onarım süreci, zımpara ve astar aşamaları nasıl ilerledi? Fotoğraflarda görülen o hazırlık aşamaları neden bu kadar önemli?

BMW E60 lokal boyama İzmirPaylaştığımız hazırlık fotoğraflarında, kaputun ucunda ve kapıların ortasında gri renkli astar ve macun alanlarını görüyorsunuz. Bu görüntü, işin mutfağıdır. Bir boya işleminin kalitesini %70 oranında alt yapı (hazırlık), %30 oranında ise son kat boya belirler. Eğer alt zemin düzgün değilse, dünyanın en pahalı boyasını da kullansanız sonuç hüsran olur.

BMW E60’ların motor kaputu ve ön çamurlukları, ağırlık tasarrufu ve ağırlık dağılımı (50:50) amacıyla alüminyum alaşımdan üretilmiştir. Alüminyum, çeliğe göre boya tutunması (adhezyon) daha zor olan, özel işlem gerektiren bir metaldir. Biz hasarlı bölgeyi metale kadar kazıdıktan sonra, alüminyumun oksitlenmesini önlemek ve boyanın tutunmasını sağlamak için özel “Epoksi Astar” ve “Wash Primer” uygulamaları yaptık. Standart kaporta macunu yerine, alüminyum ile reaksiyona girmeyen, esnekliği yüksek, özel dolgu malzemeleri kullandık.

Zımpara aşamasında ise, “takoz zımpara” tekniğini elden bırakmadık. Makineler ne kadar gelişirse gelişsin, insan elinin hassasiyeti ve “yüzeyi okuması” başkadır. Kaputun ve kapıların o hafif kavisli formunu bozmadan, yüzeyi pürüzsüzleştirene kadar, kalından inceye doğru (P180, P240, P400, P800) zımpara yaptık. Maskeleme bantlarını fotoğrafta görebilirsiniz; boyanmayacak milimetrik alanları, farları, kapı kollarını ve fitilleri korumak için, otomotiv endüstrisine uygun bantlar ve örtüler kullandık. Bu sayede, boya tozu (overspray) aracın başka hiçbir yerine yapışmadı.

Ön tampon gibi plastik aksamların onarımında ve boyanmasında nelere dikkat ediyorsunuz, boyanın çatlamaması için özel bir formülünüz var mı?

Ön tampon, aracın yolla ilk temas eden, taşlara, sineklere ve esnemelere en çok maruz kalan parçasıdır. E60’ın ön tamponu da aerodinamik yapısı gereği hem geniş yüzeylere hem de keskin detaylara sahiptir. Bu parçadaki boya işlemi, kapıdaki veya kaputtaki işlemden kimyasal olarak farklıdır.

Plastik, metal gibi rijit (sert) durmaz; hızla giderken rüzgarın etkisiyle, sıcak-soğuk değişimlerinde veya en ufak bir dokunmada esner. Eğer tampona, kaportaya attığınız sert verniği atarsanız, ilk esnemede boya üzerinde “örümcek ağı” gibi çatlaklar oluşur. Biz Poyraz Teknik olarak, tampon boyası karışımına “Elastikiyet Artırıcı” (Plasticizer) katkı maddeleri ekliyoruz. Bu katkı, boyanın ve verniğin moleküler yapısını daha esnek hale getirir. Böylece tampon esnese bile boya onunla birlikte hareket eder, çatlamaz ve dökülmez.

Ayrıca tamponu boyamadan önce, yüzeydeki tüm eski boya kalıntılarını temizleyip, plastik yüzeye uygun “Plastik Astarı” uyguladık. Bu astar, boyanın plastiğe zamk gibi yapışmasını sağlar. Fotoğraflarda tamponun bitmiş halindeki o pürüzsüzlük ve parlaklık, sadece boyanın kalitesinden değil, altındaki bu doğru kimyasal uygulamalardan kaynaklanmaktadır.

Boya işlemi bittikten sonra uyguladığınız “Pasta, Cila ve Boya Koruma” işlemleri, siyah bir araçta nasıl bir fark yaratıyor? Hare giderme nedir?

Boya fırınından çıkan bir araç, teknik olarak boyanmıştır ama bizim için henüz “Poyraz Teknik Standartları”na ulaşmamıştır. Fırından yeni çıkmış taze boya üzerinde, havada uçuşan mikroskobik tozlar veya verniğin kuruma sırasında oluşturduğu çok hafif yüzey gerilimleri olabilir. Ayrıca, siyah araçlarda en büyük düşman “hare” dediğimiz, güneş ışığında örümcek ağı gibi görünen dairesel çiziklerdir.

İşlemin finalinde, aracı özel aydınlatmalı stüdyo alanımıza aldık. Burada üç aşamalı bir polisaj işlemi uyguladık: Kalın Pasta (Cutting): Boya yüzeyindeki toz zerreciklerini (toz alma) ve varsa portakal kabuğu görünümünü (orange peel) minimize etmek için uyguladık. Bu aşamada boya yüzeyi dümdüz bir cam halini aldı. İnce Pasta (Polishing): Kalın pastanın bıraktığı matlığı alarak boyanın gerçek derinliğini ve rengini ortaya çıkardık. Hare Giderme (Anti-Hologram): İşte siyah rengin kilit noktası burasıdır. Özel yumuşak süngerler ve çok ince aşındırıcılar içeren hare giderici cilalar ile, makine izlerini tamamen yok ettik. Güneş, aracın kaputuna vurduğunda ışık kırılmadan, dağılmadan, direkt olarak yansır hale geldi.

Son dokunuş olarak, tüm bu emeği korumak adına boya koruma (Sealant/Wax) uygulaması yaptık. Bu katman, İzmir’in yakıcı güneşi, asit yağmurları ve kuş pislikleri gibi dış etkenlere karşı boyanın üzerinde şeffaf bir kalkan oluşturdu. Aracın su iticiliği arttı, kirlenmesi gecikti ve yıkaması çok daha kolay hale geldi.

Müşteriniz “Parçalar komple boyanmadan nasıl bu kadar temiz oldu?” tepkisini verdi mi? Bu süreçte güven neden önemlidir?

Kesinlikle, müşterimizin teslimat sırasındaki şaşkınlığı ve memnuniyeti bizim en büyük motivasyon kaynağımızdı. Genellikle müşteriler “lokal boya belli olur mu?” endişesiyle gelirler. Ancak aracı teslim aldıklarında, hangi noktanın boyandığını bulmaya çalışmaları ve bulamamaları, işçiliğimizin başarısını kanıtlar.

Bu E60 projesinde müşterimiz, hem aracının orijinalliğinin bozulmadığını bilmenin rahatlığını hem de görsel olarak sıfır bir araca binmenin keyfini yaşadı. Kapıdaki o derin çiziklerin yok olması, kaput ucundaki taş izlerinin silinmesi ve ön tamponun pırıl pırıl parlaması, aracın yaşını en az 5-6 yıl geri sardı.

İzmir’de kaporta ve boya sektöründe güven, en az ustalık kadar önemlidir. Biz müşterimize, “Bunu komple boyayalım, uğraşmayalım” diyebilirdik. Bu bizim için daha kolay ve belki daha kârlı olurdu. Ancak biz zoru seçtik; çünkü doğru olan buydu. Müşterimizin aracının ikinci el değerini düşünmek, ona teknik olarak en doğru çözümü sunmak, Poyraz Teknik’in kurumsal felsefesidir. Biz sadece araç tamir etmiyoruz, müşterilerimizle uzun vadeli bir güven ilişkisi inşa ediyoruz.

İzmir’de BMW E60 ve benzeri premium araç sahipleri neden Poyraz Teknik’i tercih etmeli?

BMW E60 gibi mühendislik harikası, teknolojik ve estetik açıdan üst düzey araçlar, sıradan müdahaleleri kabul etmez. Bu araçların sac yapısı, boya teknolojisi ve montaj detayları uzmanlık gerektirir. İzmir’de Poyraz Teknik olarak bizi farklı kılan; sadece boya tabancasını iyi kullanmamız değil, malzemenin kimyasını, aracın geometrisini ve müşterimizin beklentisini iyi analiz etmemizdir.

Biz, atölyemize giren her araca kendi aracımız gibi davranırız. Maskeleme yaparken gösterdiğimiz titizlikten, kullandığımız verniğin markasına; fırın sıcaklığının ayarından, polisaj süngerinin kalitesine kadar hiçbir detayda “idare eder” mantığını kabul etmeyiz. Bu projede olduğu gibi; lokal boyanın risklerini yönetebilen, siyah rengin zorluklarını bir avantaja çevirebilen ve en önemlisi “yapılamaz” denileni yapabilen bir ekibiz.

Eğer siz de İzmir’de yaşıyor ve aracınızdaki çiziklerden, göçüklerden, boya hatalarından rahatsız oluyorsanız; aracınızın değerini düşürmeden, fabrikasyon standartlarında bir onarım hizmeti almak istiyorsanız, Poyraz Teknik sizin için doğru adres. Gelin, aracınızın ihtiyaçlarını birlikte belirleyelim ve ona hak ettiği o ışıltılı görünümü yeniden kazandıralım. Çünkü biliyoruz ki, detaylar mükemmelliği oluşturur ve mükemmellik bir detay değildir.

Son teknoloji çözümler...

Oto kaporta, boya hasarları öncesi tüm kurtarma yöntemlerini birlikte deneyelim.

İzmir

Oto kaporta, boya, boyasız göçük onarımı

Boyasız göçük düzeltme